22 Kasım 2009 Pazar

KURBAN BAYRAMI 2009


Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı olsun...

29 Ekim 2009 Perşembe

YENI YASIM;BLOG YASIM VE FINDIKLI PASTA

Kirkli yaslara merdiven dayadim artik.Cocukken bu yaslar bana cok uzak gelirken simdi ise hersey bana
cok yakin.
Birkac yil öncesine kadar cocuklugum,lise ve üniversite yillarim
daha dünmüs gibi gelirken,bugün ise hersey biran da uzaklasti sanki.Önümde ki
50´li 60´li yaslar bana cok daha yakin simdi.
Her yasin ayri bir güzelligi varmis gercekten,onun icinde her yasin tadini
ayri cikarmak gerek.
Tabii yas ilerledikce,fiziksel degisimlerin yaninda ruhsal degisikliklerde oluyor.UNUTKANLIK
gibi;Gecenlerde oglumun kitap parasini yatirmak üzere bankaya gittim,kartla islemimi yaptim.parayi yatirdigima dair belgemi aldim ve bankadan ciktim.Allah´tan kapinin önünde aklima geldi.Karti bankamatigin icinde unutmusum.Geri alma islemi yapmadigim icinde bankamatik karti yutmus.Neyse görevliye söyledim,karti cikartip verdi.
Bundan birkac gün sonrada(arabayi ben kullaniyorum) esimle beraber alis-veristen döndük.Arabayi kapinin önünde park ettim.Esim aldiklarimizi bagajtan cikarmak üzere önce cikti.Ben de arkasindan canta mi aldim ciktim.Arabanin anahtarida üzerinde takili oldugu halde eve dogru yöneldim.Allah´tan esim yanimdaydi.....Hani bazi filmlerde olurya, biri kacar ve de
otoparkta arabalarin icine bakarak anahtari üzerinde olan bir araba arar,en sonunda bulur tabii
VINNNNNNN.......Böyle sahneleri izlerken "ne salakca" diye düsünüyordum.Hangi salak arabasinin üzerinde anahtari unutup gider diye,örnek BEN...Bir daha asla böyle sahneler izledigimde kötü sözler demiyecegim.Hayat bu,kimin basina ne gelir bilinmez.
Yine gecenlerde,cocuklarla disari cikiyoruz,onlari arabaya oturtum,kemerlerini taktim,ben de
öne gecip oturdum.Cocuklar "anne neyi bekliyoruz" dediler.Esim isteydi ve arabayi benim kullanmam gerekiyordu.Inip söför mahaline gectim.
Uzmanlar,unutkanligin normal oldugunu söylüyor,ama bir anne cocuklarini unutuyorsa bu tehlike canlarinin calmasi demektir.Cok sükür o durumlarda degilim.

Yeni yasim ve blog yasim icin yaptigim (ikiside ekim ayinda oldugu icin sansliyim,blog yasimda da 3.yilimi bitirdim) bu güzelim pastayi YE # 50 ÖNCE GÖZE SONRA DAMAGA etkinligine ev sahibeligi yapacak olan sevgili
BURCU´ya http://chaplincafe.blogcu.com/ a gönderiyorum.

CIKOLATALI FINDIKLI PASTA
3 yumurta
1 su bardagi seker
1 su bardagi süt
1 su bardagi siviyag
1 su bardagi elenmis un
2 su bardagi un gibi cekilmis findik
1 cay bardagi irice parcalanmis findik ici
1 vanilya ve 1 kabartma tozu

Yumurta ve seker köpürünceye kadar cirpilir,arkasindan siviyag ve süt ilave edilerek iyice karistirilir.Elenmis un,arkasindan findik tozu ile akiskan bir hamur elde edilir.En son vanilya ile
kabartma tozu ve iri findik parcalari eklenerek islem bitirilmis olur.
150 derecede önceden isitilmis firinda 170 derecede 30-35 dak.pisirilir.
Pasta iliyip kaliptan cikarildiktan sonra üzerine benmari usulu eritilmis cikolatayi biraz sütle karistirip pastanin her tarafina sürülür.Cikolata miktarini zevkinize göre fazla ya da az kullanabilirsiniz.



14 Ekim 2009 Çarşamba

KAKAO SOSLU KEK

Soguklar iyice basladi buralarda.Bu yil kis erken geldi Avrupaya.Kaloriferleri yakiyorum artik.Aksamlarida bir elimde cay,bir elimde kek tabagiyla Tv.karsisinda yeni dizileri izliyorum.
Gündüz Tv.izledigim yok,ancak aksamlari 19.00 dan itibaren hosuma giden dizilerden birini izliyorum.Bildik konulari baska bir versiyonla ele alan diziler var mesela;
"Monte Cristo Kontu" adli kitabtan esinlenerek yapilan diziler ve filmler hep revasta olmustur.
Asil kahraman bir haksizliga ugrar ve islemedigi bir suctan hapise düser ve her ne hikmetse orada cok zengin bir is adamina,mafya babasina,gazinocular kralina vs.rastlar.Ya bu kisilerden birinin hayatini kurtarir ya da cok dürüst oldugu icin cok sevilir ve yanlarindan hic ayirmazlar.
Disariya ciktigi zamanda güc artik kendindedir.
Yesilcam filmlerinde izliyorduk bu konulari simdi de dizilerde.Hani insan icinden güc sahibi olmak icin " iceriye bir dalip da cikayim" diyesi geliyor nerdeyse.Allah Korusun;bu isin komik tarafi tabii ki...Bu kadar da tesadüf olur mu bilmiyorum...
Dizi seyrederken yemek icin yapmistim bu güzelim keki.Üzerinde ki seker ayiciklari da cocuklar icin dizmistim.Jelatinsiz sekerler.Burda jelatinin yapiminda genelde domuz ürünleri kullandiklari icin almiyorum.Jelatinsiz yapilanina rastladigim zaman da kacirmiyorum.Cocuklarima bir jest yapayim dedim...

KAKAO SOSLU KEK;
3 yumurta
1 su bardagi seker
1 su bardagi süt
1 su bardagindan biraz eksik siviyag
2 su bardagi elenmis un
1 tane vanilya
1 tane kabartma tozu


SOSU ICIN
1 su bardagi süt
3 yemek kasigi kakao
2 yemek kasigi pudra sekeri
kibrit kutusu büyüklügünde bitter cikolata ve bolca hindistan cevizi rendesi

Kek malzemeleri cirpilir.Margarinle yaglanmis olan 26 cm.lik kek kalibina dökülür.Önceden
180 derecede isitilmis firinda,firinin kapagi 30 dakika hic acilmadan kek pisirilir.Sonra pisip pismedigi kontrol edilir.
Kek bir kenarda sogumaya birakilmisken sosu hazirlanir.
Süt,kakao,pudra sekeri ve cikolata genis bir kabin icerine konur.Cikolata eriyinceye kadar isitilir.
Soguyan kek kaliptan cikarilir,önce bir yüzü iyice sosa bulanir ve üzerine hindistan cevizi dökülür.Servis tabagina soslu yüz alta gelecek sekilde yerlestirilir.Üstte kalan yüzüne de kalan sosun hepsi dökülür ve hindistan cevizi bolca serpistirilir.
4-5 saat sonra sevdiklerinizle beraber afiyetle yenir....

29 Eylül 2009 Salı

YAGLI EKMEK


Yaz tatiliydi,ramazanlikti,bayramdi derken kis kapiya geldi bile buralarda....Özellikle sabahlari ve aksamlari soguk oluyor.Kaloriferi bile
acmak geliyor icimden ama,simdiden
sicaga alisirsam kisin sogugunda ne yaparim diye vazgeciyorum.
Iste bu soguk günlerde mutfaga girip
bol bol hamur isi yapmak istiyorum.
Firin acik olunca mutfagin havasi ayri bir sicak oluyor...Bir taraftan firinda
kekler börekler piserken,diger tarafta
ocagin üstünde fokurduyan cayin sesi.
Almanlarin mutfak kültürleri fazla olmadigi icin,evlerin mutfaklari da genelde kücük oluyor.
Cocuklugumda hatirimda kalan kuzineli mutfagimiz ne de güzeldi.Kis gelse de kuzine yansa,üzerinde kestane kebap yapilsa,icinde köy böregi pisse,her ne kadar biz cocuklara cay verilmese de ;demligin cikardigi sesi bile duymak ayri birseydi.Gecti gitti o günler,yalan oldu o günler....
O günlerden aklimda kalan bir tadi yapmak istedim;eh iste, aynisi olmasa da sayilir.
Iyi kalitede bir paket un (hakiki ev yapimi unla yapildiginda lezzet iki kati artar)
Kibrit kutusu büyüklügünde yas maya
tuz ve ilik su.
Ele yapismayan yumusak bir hamur yapilir ve enaz bir saat mayalanmaya birakilir.
Mayalanan hamur 4 esit parcaya bölünür.Elle acilan hamur parcalarinin üzerine eritilmis tereyagi sürülür.Her parca bohca gibi kapatilip bir kenarda icinde ki yag donuncaya kadar bekletilir.Sonra her parca tekrar elle acilir ve üzerlerine yag sürülür.Tereyagi donunca da hamurlar elle acilip üzerleri hafifce yaglandiktan sonra 220 derecede önceden isitilmis firinda
pisirilir.Yaninda sicacik bir cayla afiyetle yenir...

29 Ağustos 2009 Cumartesi

DIYARBAKIR USULÜ KURU DOLMA (KOFIK DOLMASI)

Patlicanli bütün yemekler beni mest eder,encok da patlicanli kebap.Ne yazik ki evde usulüne göre yapma gibi bir ortamim olmadigindan (firinda degil,mangalda közlenerek) ikinci mest oldugum yemek tarifiyle katiliyorum YE # 48 MEST OF ME yemek etkinligine.Ve Agustos ayina ev sahibeligi yapan arkadasimiz http://maydonose.blogspot.com/ bol sanslar diliyorum....

30-35 adet kurutulmus sebze (su kaynamaya baslayinca hafif yumusayincaya kadar haslayin)
300 gr.nohut büyüklügünde dogranmis kuzu kusbasi eti
100 gr.kuyruk eti ya da istediginiz miktarda yag
4-5 parca kuzu kaburga eti
2 tane kuru sogan
1 yemek kasigi biber salcasi,
1 yemek kasigi domates salcasi
1 su bardagi tepeleme pirinc
1 su bardagi sumak suyu,tuz,maydanoz
Pirinc yikanir,soganlar dogranir,maydanoz ince ince kiyilir.Kuyruk yagi kücük kücük dogranir.Bütün malzemeler karistirilir.Dolmaliklarin agzi biraz bosluk kalacak sekilde doldurulur.Parca etler tencereye dizilir.üzerine dolmalar sirasilya dizilir,üzerini asacak kadar sicak su eklenir,dolmalar dagilmasin diye bir tabak kapak yapilir.Tuzuda ayarlandiktan sonra kaynamaya basladiktan sonra 30-35 dak.kisik ateste pisirilir.

DIP NOT:Ya ben aslinda bizim oralarin bütün yemeklerine mest oluyorum.Lahmacundan tutunda,cig köftesine kadar,döner,kebap vs.Oruc oruc bu yemeklerin adini bile yazarken yutkundum.Memlekettekiler;cok sanslisiniz!! Benim yerime de yiyin,afiyetler olsun.

16 Ağustos 2009 Pazar

TAVUK SALATASI

Mübarek Ramazan Ayinin baslayacagi bu günlerde,tüm dünyaya baris ve huzur gelmesini diliyorum.Ramazan ayinin bütün müslüman alemine hayirlara vesile olmasi dilegiyle.......

Bu yil iftar vakti burda daha bir gec olacagindan,iftar vaktini salatayla geciririm herhalde.2-3 yildir da kalabalik bir iftar sofrasinda bulunmadim.Iftar gec oldugundan ve de okul zamanina rastladigindan kimseyle yanyana gelme imkani olmuyor.Rabbim tuttugumuz oruclari,kildigimiz namazlari ve ettigimiz dualari kabul etsin...

TAVUK SALATASI;
2 tane kalca but
marulun göbek kismi
1 tane kuru sogan
sumak,tuz,limon


Tavuklar güzelce haslanir,sonra kemiklerinden ayrilir.Suyuna da corba yapilir.
Sogan ve marullar ince ince kiyilir.
Tuz,limon ve sumakla iyice harmanlandiktan sonra parcalanmis tavuk etleriyle karistirilir.


Benim cok sevdigim,malesef ev halkinin pek ragbet etmedigi bir salata cesiti oldugunda ender zamanlarda yapabiliyorum.

30 Temmuz 2009 Perşembe

YE # 47 SOGUK IKRAMLAR

Uzun bir aradan sonra hepinize merhaba sevgili arkadaslarim.Bu zaman zarfinda ne mi yaptim;tatile falan gitmedim.Okullarin kapanmasiyla beraber ev de uykunun tadini cikariyoruz ev halki olarak.Zaman her zamankinden daha hizli bir sekilde gecip gidiyor.
Oglusum "ERKEK ADAM" oldu.Sünnetini bu arada yaptirdik.Insanin üzerinden bir yük kalkiyor vallahi.Darisi oglu olanlarin basina.Bu da ayri bir heyecanli telasti bitti.
Buralar yine hep ayni.Temmuz ayi bitiyor ama,hava sicakliklarinda bir degisiklik yok.Dün hava güzeldi diye balkonumu temizledim,balkon halisini serdim.Sandelyelerini ve minderlerini bir güzel hazirladim.Sabah 5.30 civarinda yagmurun sesiyle uyandim.Sabahin köründe haliyi toplayip sandelyeleri üst üste koydum.Bugün balkonum kücük bir havuz gibiydi.Yani anlayacaginiz camlarim hep kirli.

Bu ayin etkinlik konusu olan "SOGUK IKRAMLAR"a hayatima renk katsin, biraz heyecan yasayip "ADRENALIM" yükselsin diye katiliyorum.Böylece de tembelik üzerimden gitmis neyim olur.Ev sahibemiz http://Annekizmutfaktayiz.blogspot.com/ arkadasimiza bol sanslar dileyip,tarifimize geciyorum.

Bu tarifi yemekteyiz programinin yarismacilarindan "Salih Bey"den gördüm ve de denedim.Benim favorimdi ama,hakkini yediler.


SÜTLÜ IRMIK TATLISI;
1 lt.süt
10 yemek kasigi irmik
13 yemek kasigi seker
1 paket vanilya tozu
1 tatli kasigi margarin
yarim limon kabugu rendesi.


Süt,seker ve irmik kisik ateste karistirilarak pisirilir.Limon kabugu rendesi ve vanilya en son konur ki kokusu kaybolmasin.Muhallebi kivamina geldiginde alti kapatilir ve margarin eklenerek cirpilir.Islatilmis olan kare borcama ya da kek kalibina dökülür.Ilidiktan sonra buzdolabinda 2-3 saat bekletildikten sonra servise hazirdir artik.Tarcin ve mevsim meyveleri esliginde ikrama hazirdir artik.


Bir dilimine kim hayir diyebilir ki??